Türkiye'nin En Güçlü İletişim ve İçerik Ekosistemi

ENTEGRE DÜŞÜNMEK, ENTEGRE RAPORLAMAK

İndeks İletişim kurucusu, Gazeteci Yaprak Özer, entegre raporlama üzerine ufuk açıcı bir derleme kaleme aldı. Yaprak Özer, bu rehber niteliğindeki içerikleri; kendi ifadesiyle “Yönetişim, inovasyon, sürdürülebilirlik, entegre rapor gibi ezber bozan kavramları literatüre yerleştirmekte tartışmasız payı olan” akademisyen Prof. Dr. Güler Aras’ın, TÜSİAD tarafından da desteklenen detaylı çalışmasından derledi.

Çalışma, entegre raporlamanın temelinde nelerin yattığını, faaliyet raporlarının entegre raporlama karşısında nerede durduğunu anlamak bakımından da oldukça önemli.

Temelde ne yatıyor

Entegre düşüncenin temelinde kuruluşun kullandığı tüm kaynakların, ki bunlar finans, ürün, doğa, entelektüel birikim, insan sermayesi, sosyal çevre, yapı ve doku, paydaş ilişkileri… birbirleriyle bağ kurularak kısa, orta ve uzun vadede kurum değer yaratma sürecine nasıl, ne kadar etki edeceğini anlamak, yorumlamak ve nihayetinde buna göre harekete geçmek… Etkin bir entegre rapor, entegre düşünmeyi gerektirdiği için geleneksel raporlamadan farklı bakış açısı getiriyor. Biraz daha geniş bakış açılı, biraz daha kavrayıcı, biraz daha ileriye dönük. Aslında faaliyet raporu nerede bırakıyorsa, entegre rapor orada başlıyor. Entegre düşünmeyle tanıştırıyor; yorumla, sonuç çıkar, plan yap ve bunu açıkla diyor.

Faaliyet raporunun neyi eksik?…

Yapılan çalışmalar yatırımcıların yaklaşık yüzde 90’ının yatırım kararları alırken rapordan yeterince faydalanamadıklarını söylüyor… Ne istiyor da bulamıyor bu yatırımcılar?

Raporlar ülkeler arası karşılaştırılabilir değil; yatırımcı için önemli olan noktaları öne çıkarmada yetersiz; şirket stratejisi ile riskler arasındaki bağlantı kopuk; finansal olmayan bilgiler finansal bilgilere entegre değil… Söylenen ve öne çıkan noktalar bunlar…

Yatırımcıların kurumsal raporlara ilişkin eleştirisi, sunulan bilgilerin yetersizliği değil, bilgilerin birbirinden kopuk ve fazlasıyla detaylı olması. Diyorlar ki, sunulan bilgiler arasında bağlantı olmaması resmin tamamını görmeyi, şirketin mevcut ve gelecek performansı hakkında doğru karara vermeyi engelleyebiliyor. Entegre raporlamadan beklenti, şirketlerin bugün ve uzun vadede nasıl değer yarattığını anlatan özet sunması.

Bu arada, bir yanılgıya asla izin vermemeliyiz. Faaliyet raporları gözden düşmemeli. Yıllık rapor kuruluşun geçmiş performansını, entegre rapor gelecekte yaratacağı değeri, risklerini fırsatlarını ve stratejisini göstermeli.. Faaliyet raporlarına yöneltilen eleştiriler bu kadarla sınırlı kalmıyor. Şirketlerin birbirlerinden farklı standartlar ve formatlarda raporlama yapmaları birbiri ile bağımsız, yer yer birbirini tekrarlayan karmaşık bilgilerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Pratik bir eleştiri de, aynı kurum içinde verilerinin farklı departmanlardan toplanması bilgiler arasında kopukluğa yol açıyor. Kopuk ve eklemlendirilmiş bilgiler raporu uzatıyor. Uzun ve detaylı kurumsal raporlar yatırımcıların, önemli bilgileri ayırt edebilmesini zorlaştırıyor.

Son olarak, entegre rapor aslında bir nokta ve son nokta. İşin özü entegre düşünce.

Bu çalışmanın devamına bu linkten ulaşabilirsiniz

Kaynak: Aras, Güler., Sarıoğlu, U. Gaye. Kurumsal Raporlamada Yeni Dönem: Entegre Raporlama. TÜSİAD, Ekim, 2015.

Share Post